Newer posts are loading.
You are at the newest post.
Click here to check if anything new just came in.
13:35

Uçurtma Bayramları


“Ne zaman sen gelsen, evimde hep bir bayram sabahı coşkusu yaşanıyor.” demiştim bir gün. Senin birisine bu tarz birşey söylediğin oldu mu bilmem ama eminim ki düşünmüşsündür. Çünkü bazen kapı çalar, birisi gelir. Uzun kaldığı da olur, hemen kalkıp gittiği de.. fakat daima bişeyleri değiştirir. Eğer yukarıda bahsettiğim gibi birisiyse o kapıyı çalan, ne mutlu size. Bizim oralarda şöyle bir söylem vardır: “Bugün zenginiz, misafirimiz var.” derler. Çünkü değer verdiğin insanlarla hoş zaman geçirmekten büyük zenginlik neredeyse yoktur.
Devamını oku..

23:43

Cumaertesi


Bugün burda Cumartesiydi. tıpkı diğer cumartesiler gibi, aynı. her geçen gün daha da kötüleşmekte olan rutin cumartesilerden sadece birisiydi. kime sorsam çevremdeki, aynı cevabı alıyorum. “aynı” cevabını alıyorum. ne sorduğumun hiçbir önemi yok sanki. ne kadar çok seviyoruz aynı kalmayı. bulunduğumuz noktaya sabit kalabilmek için ne çok çabalıyoruz. ama farklına varmalı ki bu çabalar beyhude. ne biz kalabiliyoruz sabit, ne de üstüne bastığımız noktalar.
Bu yüzdendir ki her cumartesi merak dolu benim için. “Aynı”lara inanmamayı seçtiğim o günden beri daha bi açıyorum gözlerimi cumartesileri. gözlerimin içine bakıp aynı yalanı söyleyen herkesi, kendi içimde derinlemesine sorguya çekiyorum. Neyin aynı olduğuyla ilgilenmedim hiçbir zaman. Önemli olan neyin farklı olduğuydu. Aslolan değişendi – değişimdi.
Peki gözlerine bakamadıklarım? Ya benden uzak hayatlar? Onların ne alemde olduğu tamamen bir muammaydı. Sormaktan ve söylenene inanmaktan başka çareniz yoktu. inancı zayıf bir insanın kabusu buydu işte. -Kendi dışındaki herşeye şüpheyle yaklaşmak.- Ve ben tüm merakımla soruyorum sana: Bugün orda da Cumartesi mi?

sorumuzu bir alıntı ile devam ettirmek gerekirse:

Gittiğin yer bakışların kadar uzak olmasa. .Gelirdim. .Dön, dön diyebilmek için. . .

Zalim yolların uzak sevdası.. Sevdana yanıyorum kaç zamandır.. Sen bilmediğim, görmediğim alemlerdeyken ıssızlığıma ağlıyorum. . “Ne olur dön. .” diyemeyişimde kırılıyor kelimelerim. Sana gelemeyişimde bağlanıyor dizlerim. .

Düşlerimden başka hiç bir yerde yoksun artık. Olsan görürdüm, bulsam sarılırdım sıkı sıkı.. Ondan uyanmak istemeyişim kabuslarıma. .

Ayrılık bu işte, sende sanki farklı mı zaman? . .Bildiğin sonbahar bu aynı rüzgar, aynı hazan. . .
Devamını oku..

02:38

Kaderimin oyunu vol.2

“Ben bu dünyanın camını çerçevesini kırmak istiyorum. Babamın büstü var içeride, onu da kırmak istiyorum. Ben büstleri değil, insanları seviyorum.”

Yukarıdaki sözler Arat Dink’e ait. Babasının ölüm yıldönümünde söyledi bunları. Yaklaşık iki haftadan beri benim içinde bulundugun durum da farklı sayılmaz. Camı çerçeveyi indirmek istiyorum. Bişeyleri parçalamak istiyorum. Sebepsiz yere birilerinin kalplerini kırmak istiyorum. Çünkü ben de büstleri ve heykelleri sevmiyorum. Hatta fark ettim ki insaları da sevmiyormuşum. Bir kişiyi sevmişim ben. Hatta “her aşkın bir gün biteceği” gerçeğini bildiğimden, onu bile sevememişim. Korka korka, aman alışmayayım, bağlanırsam kötü olur diyerekten hep kaçırmışım gözlerimi gözlerinden.
Boş zamanlarımı dersanenin terasında bir elimde çayla aydın’ın ışıklarını seyrederek geçiriyorum. Sandalyemi kimseye bulaşmak istemezmiş gibi bir köşeye çekmiş olsam da aslında çok istiyorum birisinin gelip “nasılsın?” diye sormasını. Fakat onlar; bazen yapılan her espriye abartılı bir şekilde gülüşümün, bazen de ağzımdan hiçbir kelime salıvermeyişimin bir kişilik özelliği olduğunu zannettikleri için ortada bir sorun göremiyorlar. Beni tanıyanlar ise net bir şekilde görebilir ki şu aralar bişeylerden kaçıyorum. Mutluluk, huzur arıyorum. Neden mi? Çünkü terkedildim ve bu duruma alışmalıyım.
Devamını oku..

02:19

Sadece pazarları değildi özlemimiz.

Gitmek istiyor canım hayatın gittiği yere.
Goster ▼

dedi ki: “herşeyin bir sonu varsa, ayrılıkların da vardır dimi kanka?”
biliyordum dilindeki sözün bir ilhan irem şarkısı olmadığını. elindeki yada daha önce içtiği biralarla da alakası yoktu dudağından dökülenlerin. durum başkaydı. dört yıldır bir şehir uzağında kalamadığı sevgilisini başka bir ülkede bırakmanın etkisiyle söylemişti bunu. bi an birkaç ay önce ikisini beraber fotoğrafladığım an geldi aklıma. son buluşmalarından birisiydi muhtemelen o an. zaten farkındaydılar.
aslında önemli olan mesafeler değildi. önemli olan yaşananlardı. önemli olan ne hissettiğimiz, neyi hissedemediğimizdi.


Yagmur da var
Çok sevdigim rüzgar da
Bugün Pazar
Daha uyanmadi komsular
Damlarin üzerinde kuslar
Daha rahatlar
Radyolarda eski sarkilar çaliyorlar bu saatlerde
Gönül penceresinden ansizin bakip geçenlere dogru
Yagmur da var
Çok sevdigim rüzgar da
Daha uyanmadi komsular
Bugün Pazar
Ve ben seni çok özledim

Devamını oku..

01:08

Tekrarlar iyidir

mevsimsonbahar
tekrarlar sinir bozucudur. birçok tekrar eden durum insanda işkence hissi uyandırabilir. o yüzden pek sevmeyiz tekrarları. orta okuldayken hocalarımızın verdiği deftere yada tahtaya …kez şunu yaz cezaları ile başlayan bu durum ömür boyu devam eder. bu konuyla alakalı çin işkencelerine değinmeye gerek bile duymuyorum. herkes biliyordur nasılsa.
zaten bu tekrarlardan kaçarak yıkmışızdır tabularımızı. kaçarken keşfetmişizdir birçok şeyi. macera olsun diye çıkılan serüvenler sonunda gelmişizdir elimizde farklı hazinelerle. belki bu kadar rahatsız etmeseydi tekrarlar bizi, yuvarlanır gider ve yerimizde sayardık.
Ama ben ilişkilerde durumun biraz farklı işlediğini düşünüyorum. tabi ki insan sevdiceği ile daima farklı şeyler tecrübe etmek istiyor. tabi ki çıkılan her macerada yanında bulunan kişinin sevdiği olmasını istiyor. dizlerinin gücü yetmediğinde onun elini tutup cesaretlenmek, başardığında da sıkıca sarılıp kutlamak istiyor.
Devamını oku..

Older posts are this way If this message doesn't go away, click anywhere on the page to continue loading posts.
Could not load more posts
Maybe Soup is currently being updated? I'll try again automatically in a few seconds...
Just a second, loading more posts...
You've reached the end.