Newer posts are loading.
You are at the newest post.
Click here to check if anything new just came in.
23:46

tertemiz sayfalar


Nasıl başlarsa öyle gitmiyor işte dostum. 2010 yılı yine ispatı oldu bu durumun. Malesef mi demeliyim, yoksa iyi ki deyip sevinmelimiyim karar veremiyorum. “iyisiyle – kötüsüyle” diye tanımlanabilecek bi yıldı işte. rengarenk değil belki ama siyahla beyazın her tonunu ustalıkla gösterdi bize. hala gökyüzümüzün aydınlık olduğu günler vardı. karanlıklar henüz akıllarda bile yoktu. nereden nerelere diyeceğim bu seneyi düşününce hep. hani çok hızlı giderken virajda savrulursunuz. yavaşş yavaş, herşeyi farkedersiniz ama fizik kuralları dinlemez sizi. siz direksiyonu ne kadar ısrarla çevirseniz de savrulursunuz yolunuzdan uzaklara. çok mutlu giderken de öyle olur bazen. hızlı, mutlu fark etmez. herşeyi anladığınız o kısacık zaman diliminde sadece hayatınız gözünüzün önünden geçer. değiştirmeye gücünüz yetmeyecektir ya son bi bakarsınız yanınızdaki güleç yüze. huzur içinde…

başlangıç:
petrol rengi bir kazak hatırlıyorum ve dokunduğumda parmak uçlarımda bıraktığı hissiyatı… havayla alakası olmayan bi sıcaklık bir de. gözlerine bakınca mı oluyor sadece bilemiyorum. karnımdaki burkulma kusarsam geçer mi diye düşünmekten kendimi alamıyorum. belki bu duyguyu yaşamanı sağlayabilseydim inanırdın içimdekilere. bir hayalse bile benim içimdekiler aynı hayale inanmak mutluluk değil mi?
Devamını oku..

23:43

Cumaertesi


Bugün burda Cumartesiydi. tıpkı diğer cumartesiler gibi, aynı. her geçen gün daha da kötüleşmekte olan rutin cumartesilerden sadece birisiydi. kime sorsam çevremdeki, aynı cevabı alıyorum. “aynı” cevabını alıyorum. ne sorduğumun hiçbir önemi yok sanki. ne kadar çok seviyoruz aynı kalmayı. bulunduğumuz noktaya sabit kalabilmek için ne çok çabalıyoruz. ama farklına varmalı ki bu çabalar beyhude. ne biz kalabiliyoruz sabit, ne de üstüne bastığımız noktalar.
Bu yüzdendir ki her cumartesi merak dolu benim için. “Aynı”lara inanmamayı seçtiğim o günden beri daha bi açıyorum gözlerimi cumartesileri. gözlerimin içine bakıp aynı yalanı söyleyen herkesi, kendi içimde derinlemesine sorguya çekiyorum. Neyin aynı olduğuyla ilgilenmedim hiçbir zaman. Önemli olan neyin farklı olduğuydu. Aslolan değişendi – değişimdi.
Peki gözlerine bakamadıklarım? Ya benden uzak hayatlar? Onların ne alemde olduğu tamamen bir muammaydı. Sormaktan ve söylenene inanmaktan başka çareniz yoktu. inancı zayıf bir insanın kabusu buydu işte. -Kendi dışındaki herşeye şüpheyle yaklaşmak.- Ve ben tüm merakımla soruyorum sana: Bugün orda da Cumartesi mi?

sorumuzu bir alıntı ile devam ettirmek gerekirse:

Gittiğin yer bakışların kadar uzak olmasa. .Gelirdim. .Dön, dön diyebilmek için. . .

Zalim yolların uzak sevdası.. Sevdana yanıyorum kaç zamandır.. Sen bilmediğim, görmediğim alemlerdeyken ıssızlığıma ağlıyorum. . “Ne olur dön. .” diyemeyişimde kırılıyor kelimelerim. Sana gelemeyişimde bağlanıyor dizlerim. .

Düşlerimden başka hiç bir yerde yoksun artık. Olsan görürdüm, bulsam sarılırdım sıkı sıkı.. Ondan uyanmak istemeyişim kabuslarıma. .

Ayrılık bu işte, sende sanki farklı mı zaman? . .Bildiğin sonbahar bu aynı rüzgar, aynı hazan. . .
Devamını oku..

02:45

Herşeye rağmen güzel değildi.


Neredeyse bir hafta olmuş memlekete döneli. Anca bir hafta sonunda dönebilmişim kendime. Normale dönmeye daha zaman var ama biraz kendime dönüp geçen bir yılın muhasebesini yapıyorum bu günlerde. Aydın’a gittiğimden beri yaşadıklarımı neredeyse hiç yazamadım buraya. O yüzden çok da fazla haberdar değilsiniz gündemimden. Oysa o kadar çok şey yaşadım ki burda yazmak istediğim. Paylaşmak, anlatmak, rahatlamak istediğim o kadar çok şey oldu ki şu bi yıl içerisinde.. Fakat tüm bunlar karşısında yapabildiğim tek şey, lal olup içime kanamak oldu. Anlatamadım. Hala da etkisini yitirmedi bazı olumsuzlukları düşününce içimde yaşadığım rahatsızlık. Yani bırak uzun uzun anlatmayı, düşünmek bile istemiyorum. Ama “zor bir yıl geçirdim” diye özetleyebiliriz tüm bu anlatmak istediklerimi. Dolayısıyla ilk kez kabul ediyorum ki Aydın’da kpss ye hazırlanma ve bu doğrultuda yaptığım tüm planlar kocaman bir hataydı.
Bir yıl Aydın’da yaşamak tam olarak benim yaptığım bir seçim değildi aslında. Biraz mecbur kalmıştım buna. Hazırda tuttuğum bir kaç planım vardı ama bunların abuk sabuk aksiliklerden dolayı iptal olması beni Aydın planına itti. Bu kaçıncı yedek plandı hatırlamıyorum bile. Sadece bir rüzgar esmiş ve beni oraya sürüklemişti. Ben de buna razı oldum. Insan dediğin çırpınmasını bildiği kadar razı olmasını da bilmeli. Daha doğrusu bunlarla mutlu olmasını bilmeli.
Devamını oku..

Older posts are this way If this message doesn't go away, click anywhere on the page to continue loading posts.
Could not load more posts
Maybe Soup is currently being updated? I'll try again automatically in a few seconds...
Just a second, loading more posts...
You've reached the end.